Bir kaç gündür yine harika rüyalarla yaşam yolum aydınlatılıyor. Neden rüya derseniz bazen insanın zihni o kadar dolu ve hareketli oluyor ki meditasyonlar ya uykuyla ya da zihnin akışında koybulup gitmeye neden oluyor. İşte böyle zamanlarda ilahi güçlerin çok tatlı bir yöntemi var bence; o da rüyalar. Benim rüyalarımsa tam uyanmadan önce gördüğüm için aklımda kalıyor ve gün içinde bana yardım ediyorlar.

İlk rüyamla başlayayım. Pazartesi sabahı gördüğüm bu rüyada Amerikada oldukça hareketli bir şehirdeyiz. Önce yolda yürüyorum, konuşuyorum. Arabalar, caddeler ve kocaman binalar var. Tabi rüya bu, konuşmalar hep kalple yapılıyor. kalple yapılan konuşma derken kastettiğim şey şu: Kelimeler yok fakat anlam var. Yani ifade etmek istediğimiz şeyi herkesin ve herşeyin anlayabileceği şekilde anlatmak…

Elbette zaman zaman rüyalarımda sözlü konuşmalar oluyor fakat onları net olarak hatırlayamayabiliyorum o yüzden aklımda kalan şey birbirimize ne demek istiyorsak o oluyor…

Her neyse tekrar Amerikanın New York mu, Manhattan mı, Chicago mu ya da başka bir şehri mi olduğunu bilmediğim hareketli caddesine geri dönelim. Çok ilginçtir üzerimde kot ceket olduğunu, dizüstü katlı bir etek olduğunu ve ayağımda converse ve siyah çorap olduğunu şimdi hatırlıyorum. Görüntüler çok renkli bir de böyle kalın ketenden karışık renkli bir çanta var sağ omzumda. Saçlarım kalın dalgalı ve kürek kemiklerimin bitişine kadar uzun şimdikinden bir 7-8 cm daha uzun rengi aynı. (Yazarken insan ayrıntıları da hatırlayıveriyor) Yolda yürüyorum, yanımda arkadaşlarım var ve benim gidecek bir yerim var. Bir taksi durduruyoruz ben arkadaşlarımla konuşa konuşa biniyorum taksiye, onlar bana el sallıyorlar vedalaşıyoruz. Taksi hareket etmeden önce şoför bana dönüp şapkasını kaldırıyor ve gülümsüyor… Şaşkınlıkla bakıyorum ve “Ama sen Adyashanti’sin!!!” diyorum o da “Peki sen ne istiyorsun?” diyor. Gülümsüyoruz… Çok ama çok gülüyoruz.. O şaka yapmış bir çocuk olarak ve aynı zamanda bilge bir bilmecenin içinden bana bakıyor… Gülüyor gülümsüyor ve ben uyanıyorum “Ben ne istiyorum?” diye ama bu soruda bir gariplik seziyorum sanki bir şey garip geliyor yine de kendime bile söylemiyorum bir şey…

Peki bu rüya üzerine ben neler yapıyorum? zihnimdeki hareketler alıp başını gidiyor bir çok şey yapıyor fakat bir türlü Adyashanti’nin kitabına veya internet sitesine bakmıyorum… Akşama doğru artık beklemekten (Amerikan Elçiliğinden Vize tarihi için mail bekliyorum da:)) yorulmuş bir halde Adyashanti videosu açıyorum.. Daha önce ilkini izlediğim videolardan ikincisi şimdi karşımda.. Çok etkileniyorum sanki kilitlenmiş gibi bakıyorum videoya.. Ve işte beni en çok etkileyen bölüm: Peki ne yapmalıyız? Birinci adım stillness yani “durgunluk” herşeyin temeli o. Temel olarak durgunluğu fark ediyor hatta daha ziyade ona izin veriyoruz. Bu demek değil ki herşeyi durduruyoruz. Bu sadece bir resmin zeminindeki beyaz. O her zaman orda zaten o kadar. Sonra kendimize sorduğumuz soru bizi “farkında/bilinçli/bilge ruh”a “conscious spirit”e götürüyor. Adyashanti burada önce şunu söylüyor: Unutmayın sorunun sizi egosal zihinden çıkarması gerekir o yüzden “Ben ne İSTİYORUM” diye SORMAYIN!!! Ve tataaaammm!!! İşte beynimde dönen soru buyken neden beynimden çıkamadığımı fark etme anım. Soru yanlış.. Ben ne istiyorum? bunun bir önemi yok… Peki asıl soru ne? Çok daha basit, çok daha yalını: “Ben KİMim? Ben NEyim?” Bu kadar…

Bu sorunun içinizde açılmasına genişlemesine izin vermekle hissedilen olağanüstü duyguyu bilinçlilik hali, huzur, şefkat, huşu:)), mutluluk ve BİRLİK, teklik olarak tarif ediyor Adyashanti ve ben de soruyorum “BEN KİMİM? BEN NEYİM?” diye…

Kendini bilmek, özünü bilmek, kim olduğunu bilmek… Başka bir bilgi yok aslında… Herşeyi bilmek ve aslında hiçbir şey bilmemek.. (Adyashantinin güzel bir lafı var “en nihayetinde geleceğiniz yere şimdi gelin ve “Bilmiyorum” deyin”…)

İkinci rüyamı bir başka yazıda anlatmak üzere..

Sevgileeer..

Işık ve bilgelik bizimle olsun!!

NAMASTE

Kaynak:Bu yazıda bahsedilen video http://www.adyashanti.org/cafedharma/index.php?file=video kaynağındadır..

Sevgiler

Advertisements