Bugün benim için çok farklı bir gün, bir çok açıdan, öte yandan da çok sıradan ve sakin. Bugün kendi ihtiyaçlarımı gözeterek sosyal ortamlarda bulunmamayı seçtim ve öte yandan da kendi içimdeki bazı şeylere, içimde olan bitene bakabilmek; yüreğimden görebilmek için biraz katkı alarak yaşamamıma yeni bir bakış getirmeye adım attım. Belki bu bakışa çok uzun zamandır ihtiyacım vardı da bir türlü bulamıyordum, çözemiyordum.

Her ne kadar Eckhart gerçek ihtiyaçların (yemek, barınma, kıyafet, su, hava gibi) pek de fazla olmadığını, varlığımızdan ayrı bir kendi ile ilişkinin bizden ayrı bir benlik oluşturduğunu söylese de içimizde hali hazırda duran öze ulaşmak yolunda Ben diyebilmenin bir kıymeti olduğunu düşünüyorum. Ben demeye imtina eden daha büyük ve gizli bir egonun/nefsin etkisindense ben diyen ama ben derken bunu ihtiyacından söylediğinin farkında olan bir benlikten bahsediyorum. Bu noktada da bazı şeylere ihtiyacımız olduğunun farkına varmadan bu ihtiyaçları tatmin edip onları yaşamımızın gizli yöneticileri yapmaktan vazgeçebilmenin de farkına varmak. İhtyaçlarımızı bir suç veya bir sıkıntı olarak görmeden onları fark etmek. Neye ihtiyacımız var ? Gerçekten kalben, varlık olarak neye ihtiyacımız var şu an. Şu saniye…Kendinizi dinlediniz mi? Belki de hiç bir şeye ihtiyacınız/ihtiyacım yok. ŞU an olduğu gibi harika. Ya da belki bir ihtiyacınız var, su içmek gibi, konuşmak gibi, ne olduğunu bilmediğiniz bir ihtiyacınız. Bugün güzel bir kalbin bana söylediği gibi katkıda bulunmaya ihtiyacınız olabilir mi mesela? Yaşama, varoluşa, insanlığa ve olana, katkıda bulunma ihtiyacı. Bu yazıyı burada kesiyorum, çünkü durmaya ihtiyacım var belki bir süre sonra devam etmek üzere…

Sevgiyle, anda kalın…

Namaste 

Advertisements