Her ruhun karanlığında uyuyan bir parça var. Bir ormanın derininde, bir ıssız çölün ortasında veya karların ortasında terk edilmiş gibi duran; vahşi bir hayvan kadar ürkütücü geldiği için bir türlü dönüp bakamadığımız. Yaşam hikayeleriyle sizi oyalarken, o derin uykusundan uyanmak için çığlıklarıyla rüyalarınızı işgal eder. Ne istediğini dinlemek, duymak istemez insan. Söyleyecekleri midir korkutucu olan yoksa hissettirdikleri mi varlığının bilinmez. Dinlemek cesaret ister, hiç değilse bir anlık teslimiyet gerektirir. Söylediklerini anlamak da kolay değildir. İnsanın en büyük yardıma kendi içinde, yalnızca kendi varlığının özünde olanı anlamak için ihtiyaç duyması ne garip. Bir aynaya bakmak için birinin ayna tutmasından çok öte bahsettiğim. Öyle bir çaresizlik ki bu, çarenin olduğu yerin varlığı bile ürkütüyor insanın içini çünkü ilacın içinde nelerin kurban olacağını hiç kimse bilmiyor.

Derinlerde bir yerde kaybettim pusulamı,

Çok eski zamanlara aitti, tıpkı biz gibi, tıpkı insan gibi

Çamurun içinden bağırır gibi kollarını açarak beni gör diyor

Görmek için açmalıyım gözlerimi

Gözlerim kumlarla dolu

Kim kum fırtınasının ortasına bıraktı beni

Acıyan yalnızca gözlerim değil

Kumlar yüreğimin derinlerine gidiyor

Acıyor hücrelerim

Kim fırlattı kumları

Kumlar derinlerime gidiyor

Acıyor kalbim

Ve siz kapatın artık ışıkları

Onlar bana yol gösteremez artık

Gözlerim ışıkla göremez şimdi,

Başka bir şey olmalı başka bir el

Bir pusula belki ya da bir his bir pusula kadar keskin.

Pusulamı bulmak için kendi ellerime ihtiyacım var

Ellerimde hala kumlar

Onları bırakmaya hazır mıyım bilmiyorum

Yakıyor canımı sıcağı, hala acıyor gözlerim…

Kalbim, seni duymadan önce duyacaklarıma hazır mıyım bilmiyorum

Bu çığlıklar sağır etmeden kulaklarımı,

Atışını hissetmeye ihtiyacım var

Çünkü yalnızca sen gösterebilirsin bana tüm bu olanların ne demek olduğunu…

Şiirlere karşı tüm antipatimi bırakmama ve teslim olmama yardım eden Bill Plotkin’in derin ve anlamlı eserine şükürler olsun.

Gözlerimin acısı devam ederken sonunun nereye varacağını asla bilmeden ilerliyorum. Bundan sonra yalnızca aydınlık değil derin karanlıklara daldığım bir dünyanın kapılarını açarak ilerleyecek bir süre yazılarım…

Kendi dehlizlerinizdeki pusulanızı bulmanız dileğimle…

Advertisements