Bugün şefkatle yazılmış iki yazının ve bir videonun etkisinde duygusal bir yolculuğun akıntısına kapılmış gidiyorum. Video işitme engelli bir gence bir telefon şirketi tarafından yapılan sürpriz, birinci yazı yoga, meditasyon, farkındalık ve şefkat pratiğinin insan beynini değiştirmesine ilişkin yazı, bir diğeri ise bağımlılık üzerine yazılmış bir yazı. Her üçünün de ortak mesajı şefkat, farkındalık, insanı kucaklamak, olduğu gibi, değişmesini farklı olmasını beklemeksizin. İşte bu yüzden yine gözyaşlarım akarken yazıyorum bu yazıyı. İçimde kocaman bir şefkat bulutu, yüzümde bir gülümsemeyle. Ne söylemeliyim bilmiyorum ama her yolun sevgiye, aşk, aşkla davranmaya çıktığı bir yolculuktayım.

Birini cezalandırmanın tek sonucunun onun daha kötü duruma gelmesi olabileceğini düşündünüz mü hiç? Kim olduğundan bağımsız olarak, her kime şiddetle bakarsak bile ona ve kendimize ve hatta yaşamın kendisine karşı kötülük yapıyor olabileceğimizi düşündünüz mü hiç? Fakat ilginç olan şu ki yaptığınız en kötü şey bu olsa bile bunu iyileştirmenin tek yolunun kendinize karşı daha şefkatli olmanız olabileceğini. O yüzden sadece tek bir yol var: O da sevgi yolu, kalp yolu, aşk yolu. Tek şifa.

Önce kendimize olduğumuz, yaptığımız, yapamadığımız her şey için şefkat duyabildiğimizde; sonrasında bir başkası olarak algıladığımız ama bizim yansımamız olan belki hatalar yapan belki beceriksiz olan karşımızdaki kişilere karşı da aynı şekilde bakabiliriz; şefkat ve hoşgörüyle. Gerçi ben şefkatin hoşgörüyle iyice doymuş, daha da geniş daha da özgür bir sevgi, sevgiliye ihtiyacı olmayan bir aşk olduğunu düşünüyorum.

Bu kısacık yazıda söylemek istediğim şey şu: Birinin, kendimiz de dahil, daha mutlu, daha doyumlu, daha sevgi dolu olması, ona karşı tam bir şiddetsizlikle mümkündür. Tam bir şiddetsizlik de ancak bol bol şefkatle mümkündür. O yüzden her ne ise yaşamda görmek istediğiniz değişim, o olmaktan başka yol yok. İşin güzel yolu aşk olmak, sevgi olmak o kadar harika ki, ne gerçekten hata yapabilir ne cezalandırılabilirsiniz. Ne yaparsanız yapın yalnızca daha çok sevildiğiniz bir dünyayı hayal edebiliyor musunuz? Sanırım sevgili Metin Hara’nın dediği bir “bir kalp dolusu cennet” olur o zaman…

Cenneti yaşamamız dileğiyle…

İçimdeki ve dışımdaki cennet hepimizi selamlıyor (Namaste:)

İlham olan, olmayan her şeye, okuyan ve okumayan, paylaşan ve paylaşmayan herkese sevgileeeer <3. Yazıda geçen kaynaklar aşağıda olup, Metin Hara ile ilgili geçenler için yol kitabını okuyabilirsiniz.

http://www.birgun.net/haber-detay/bagimliligin-nedeni-bildiginiz-gibi-degil-82008.html

http://www.washingtonpost.com/news/inspired-life/wp/2015/05/26/harvard-neuroscientist-meditation-not-only-reduces-stress-it-literally-changes-your-brain/?tid=trending_strip_3

Advertisements