Hepinize merhaba,

Bu yazıyı her kim okuyor veya okumuyorsa her birinize, her bir bilince ve her bir kalbe merhaba aynı zamanda kendi kalbime ve zihnime de merhaba. Bugün yaşamın en güzel taraflarından birinin keşfi içindeyim, insan olmak ve ihtiyaçlar üzerine bir anlayış bu bahsedeceğim. Fakat konuya girmeden önce kalplerinizde yaşama katkı sunduğunuz, size göre değerli olan dönemleri hatırlamanızı, gözünüzde canlandırmanızı, yaptığınız en küçük iyilikten en büyük projeye kadar kendiniz ve varlığınızla ilgili güzel duygular hissettiğiniz anları hatırlamanızı istiyorum. Şimdi bu katkılı anların içinden intikam (oh be, vb duygular içerenleri) veya kendinizi bir tarafa ait hissederek, diğer taraf olarak nitelendirdiğiniz birini veya bir grubu gücendirdiğiniz, kırdığınız veya incittiğiniz durumları çıkarın. İşte geriye kalan güzel bir yaşama katkı portföyü… Her affedişimizde, her şefkat hissedişimizde, her kalbimizin sevgiye açılışında, her içten gülümseyişte ve her saniyemizin varlığa açılabilen kapısında bizi bekleyen yaşama katkı, insanlığa katlı anlarını hatırlayalım.

Hani bazen hangi yoldan gidelim diye düşünür ve işin içinden çıkamayız ya, ben geçenlerde yine buna benzer bir durumda sıklıkla kaldığımı fark ettim. Bu aynı zamanda bir türlü yerine getiremediğim ve yapmak istediğim işler için de geçerli. Sanki sürekli bir şeylere karar vermem, çok çok gayret göstermem gerekiyormuş gibi ve buna gücüm yokmuş gibi hissediyordum. Kısacası yaşamı içinden çıkmam gereken bir bulmaca yumağı olarak görüyordum. Bu bulmacayı çözme ihtiyacı da beni çok ama çok yoruyordu. O sıralar tesadüf olduğuna inanamayacağım bir eş zamanlılık ile “peki ben ne yapacağım” sorumun cevabı güzel bir kitap üzerinden bana geldi. Kitap “I am that”, Sri Nisargadatta Maharaj ile söyleşiler. Kitaptan ilerleyen yazılarda bahsetmeye devam etme ihtimalim yüksek ama öncelikle sorumun yanıtına geleyim. Sorunun yanıtı şu, “Eğer herkesin iyiliğini arzularsan, tüm dünya bunu seninle beraber arzular. İnsanlığın arzusunu kendi arzun yap ve onun için çalış. Orada asla kaybedemezsin.” İşte böyle bir iyilik noktasından çıkan ve yaşama katkı sunmak üzere aktive olan tüm niyet ve davranışlar yalnızca bizi değil tüm insanlığı bir adım öteye taşıyabilecek potansiyele sahip olabilirler.

Bu yanıtı tam manasıyla açıklamadan önce bazı şeyleri birazcık detaylandırma ihtiyacı hissediyorum. Öncelikle her hangi bir eylem, aksiyon, elbette bir enerji gerektirir ve her bir eylemin arkasında da bir istek, bir arzu yatar. İstenilen durum ile ilgili bir çelişki varsa o zaman iki farklı enerji ortaya çıkar ve o durum bir sarkacın ucundaki top gibi bir o tarafa bir bu tarafa salınıp durur. Mesela kilo vermek, bazı aşk, iş veya arkadaşlık ilişkileri, uzun sürede tamamlanamayan bazı işler, tez, makale, vb :). Eğer herhangi bir eylemin arkasında saf, temiz ve iyi bir niyet varsa ve bunun tersini savunan, destekleyen her hangi bir düşünce, korku ve kalıp yoksa o durumun ucu açıktır. Bu istek yeterli enerjiyi sağlar ve o durum kendiliğinden yuvarlanan bir top gibi yerini bulur. Öte yandan kendimizle savaşımız o kadar büyüktür ki genellikle bir çok şeyi hak etmeyiz, beceremeyiz veya bilemeyiz. O yüzdendir ki kendimize iyilik yapmak bu dünyadaki en büyük zorluklardan biridir.

Mesela “para kazanma isteği”ni ele alalım. Bu isteğin kaynağında, yani paraya olan ihtiyacınızda, farklı sebepler olabilir. Mesela sizin para sahibi olma isteğiniz her hangi bir ihtiyacınızın karşılanması için olabileceği gibi sizden başka birinin bir ihtiyacının karşılanması için de olabilir. Yani hiç bir çıkarınız olmaksızın, birine yardım etmek niyetiyle ve bu yardımın karşınızdaki kişiye iyi geleceği ile ilgili bir kuşkunuz yoksa, mesela dilenciye para veriyorum ama gidip uyuşturucu alıyor mu gibi, o zaman o para size bir şekilde ulaşır. Öte yandan bazen kendi önümüze setler çekeriz. Mesela çok paramız, çok gücümüz, çok başarımız olmasına direnç gösteririz. İçsel olarak bunlar için hazır, yeterli veya bunların çok da gerekli olmadığına dair bir bilme halimiz varsa bunlar bize gelmeyebilir gibi.

Özetle her ne arzu ediyorsak edelim, içimizde onunla ilgili şüpheler, korkular varsa biraz daha zorken, herkesin ve her şeyin hayrına olacağını hissettiğimiz, kalbimizin heyecanla çarptığı konuların ilerleyişi çok daha kolay olabilir…

Açık yüreklilikle ve tüm insanlık için arzu etmek dileğiyle…

Sevgiler

Advertisements