Bugün okumakta olduğum, “Alışkanlıkların Gücü” adlı çok güzel kitabın verdiği ilhamla uzunca bir süredir, belki de son 20 sene :), üzerinde durduğum değişim ve değişimi yaratma konulu bu yazıyı yazmak istedim çünkü hep hatırlamamız gereken çok önemli noktaları vurgulayacağım. Benim de bir özet halinde hatırlamak istediğim bir yol haritası içereceği için de hem heyecanlı hem de istekliyim.

Bahsedilecek konular: Değişim mümkündür. Alışkanlıklar belli bir motif izler. İrade gücü kullanıldıkça etkisi yayılır.  Kilit alışkanlık değişimin domino taşı etkisindeki başlangıç noktasıdır. Alışkanlığınız dönüştürülebilir veya yeni bir alışkanlıkla etkisiz hale gelebilir… Zamanı olmayanlar için bu kadar 🙂 Ayrıntılar aşağıda 🙂 Sevgiler

Öncelikle şunu hatırlatmak istiyorum eğer içinizde değişime dair bir istek varsa mutlaka onu izleyin ve araştırın. Yaşamınızda karakteriniz olduğunu düşündüğünüz bir çok alışkanlık da dahil olmak üzere, pek çok şey değiştirilebilir. Sizi bunun aksine inandıran tek şey ise şu anda aktif olan ama her an dönüşebilecek veya etkisini kaybedebilecek alışkanlıklarınız. Öte yandan alışkanlıklar bizler için hayati öneme sahip  ve beynimiz hiç bir hafıza ve öğrenme yeteneği çalışmasa bile bizim gündelik yaşama devam edebilmemiz için sürekli alışkanlık depolayabiliyor. Bu depodan hangi alışkanlığın aktif olacağını ise biz seçebiliyoruz, elbette bunun için kendimizi yeterince gözlemlemek ve denemeler yapmak bunun yanı sıra davranış alışkanlık haline gelene kadar irademizi kullanmak. Tıpkı bilgisayar programı gibi. Bu kadar iddialı konuşmama bakarak bunun çocuk oyuncağı olduğu izlenimi vermek istemiyorum elbette ama tahmininizden daha kolay olabilir.

Bilimsel çalışmalar göstermiş ki alışkanlıklar belli bir motif (patern) oluştuğunda çalışıyor. Şöyle ki her gün yaptığınız her alışkanlık öncelikle bir işaretle aktif hale geliyor, daha sonra bir rutin işlemeye başlıyor, bu rutini işleten itki gücü ise bir arzu, o arzunun tatmin olması ise ödül. Bu motif her alışkanlık için geçerli. Mesela her gün yemek sonrası çay içme alışkanlığını ele alalım. Burada işaret yemeğin bitmesi, rutin çay içmek, ödül içini ısıtan lezzetli bir içecek ve doyurucu bir sohbet. Ve rutin tamamlanıyor. Burada ödülün ne olduğu herkese göre değişir ama mesela yalnızken yemek sonrası çay içmiyorsanız o zaman ödül aslında sohbettir. İşte bu döngüde her hangi bir değişiklik olduğu zaman alışkanlık kırılabiliyor. Mesela evden yemek getirdiğinizde veya tek başınıza yediğinizde bu motif değişebiliyor. Mesela bu motif içinde sizin rutininiz zararlı bir alışkanlıksa, sigara içmek gibi, yapılacak en kolay şey rutini değiştirmek. Yani sigara yerine mesela çay içmek ve bunu yaparken elinizde çay kaşığı tutmak gibi.

Alışkanlıklar oturana kadar en önemli şey ise irade gücünüzü kullanmak. İrade tıpkı vücuttaki bir kas grubu gibi çalışıyor. Bir konuda irade gücünüzü kullanmaya başladığınızda başka konularda da aktif hale gelebiliyor. Örneğin sağlıklı beslenmeye başladığınızda hareketi otomatik olarak arttırmak gibi. Kendimden örnek vermek gerekirse şimdiye kadar her iki tezimi yazarken de yanında iki davranış değişikliği vardı. Yüksek lisans tezimde diyet ve sigara bırakmak. Doktora tezimde ise diyet ve düzenli yoga yapmak. Buradan da anlaşılabileceği üzere benim kilit taşı alışkanlığım beslenme. Sağlıklı beslendiğim zaman otomatik olarak daha hareketli ve çalışkan oluyorum. Bu durumda bana yemek konusunda irademi kullanmak çok büyük getiriler sağlıyor şimdiye kadar kısa dönemler devam ettirebildiğim irademi kullanma gücünü uzun süreye yayabilirsem hayatta başarılı olma ihtimalim artıyor.

Kilit taşı alışkanlığınızı bulduğunuzda onunla ilgili bir motif arayarak başlayabilirsiniz. Ya da o alışkanlığı baskılayabilecek güçte bir alışkanlık yaratarak etkisini azaltabilirsiniz. Mesela işten döndüğünüzde sizi karşılamak üzere koşu ayakkabılarınızı kapının yanına koyabilirsiniz. Bu sizin işaretiniz olur. Koşuyu yaparken zorlandığınızda ise bittiğinde ne kadar hafiflemiş hissedeceğinizi düşünebilirsiniz. Bu da ödülü arzulama oluyor. Koşu sonrası ödül ise zaten bedende salgılanmış olacak olan endorfinin yaratacağı mutluluk.

Aslında domino etkisi bir alışkanlığın değişimiyle kendini gösteriyor…

Yaşamlarımızı dönüştürmek dileğiyle…

Advertisements